6 Nisan 2010 Salı

BAB_I ADİ TİPİNE...

Üstüme söverek gel, bayılırım;
fakat sövmen bir fikir öfkesine, bir düşünce sinirine bağlı olsun...
Böyle gelebiliyor musun?
Sen, yalnız kendine oyuncak edindiğin mukavva
Dünya içinde sahte gerçekler imal edip bunları insanlara yutturmaktan anlıyorsun!
Güvenle gel, biterim; öyle ki,
hiçbir desteğin olmasa da güvenindeki heybet bana yeter.
Böyle gelebiliyor musun?
Sen yalnız, arslanın iki ayağı arasına sığınıp,
faaliyetine engel gördüğü kediyi rapor eden sıçana benziyorsun!
Fikrin yok, hakikatin yok, bilgin yok, ihlâsın yok, güvenin yok;
ve düşün, bunlardan tek tek pay almış olarak ne çapta ahlâkın yok! ..
Böyle olunca, işte böyle perişan olur;
ve kalemini vücudunda en uygun kılıfa sokup, suspus, oturursun!
Darısı Bâbıâli yokuşundan inip çıkarken bâb-ı âdi
kulübesi sakinlerine mahsus bir eda takınanlara... (22 Ocak 1962)
(Necip Fazıl Kısakürek)

4 yorum:

ŞANSLI dedi ki...

Bu şiiri ne yaşadıki yazdı kimbilir.
Paylaşımın için teşekkürler.
Sana ve Anıla sevgiler:)

иαℓαи dedi ki...

şahane bi kalem...Allah gani gani rahmet eylesin..

Evimin İncileri Belgin dedi ki...

Necip Fazıl Kısakürek ne güzel cevap olur herkeze anlayana......

Allah rahmet eylesin.

Sevgiyle kalın...

ENERJİ dedi ki...

Anlayana hitaben yazılmış galiba:))