14 Temmuz 2009 Salı

Bugünün Süprizi...

Evet bu gördüğünüz harika hediyeler Bursa'dan geldi.Gönlü çok yüce olan,aynı zamanda çok becerekli,2 çocuk annesi,güzeller güzeli bir dosttan.
Canımsın.Hepsi çok güzel ve özel.Çok teşekkür ederim.Zahmetler etmişsin.Anıl Ben10 hastasıydı.Bayıldı.Çok teşekkür ediyor teyzesi.

''Sabırla nezaket birleşince güç doğar.''(Leight Hunt)

Marley&Me...

En sonunda vakit bulup izledim bu filmi.
Hem komedi hem dram tam bir aile filmi:))
Çok sevimli:))
Konusu:Hayvan sever yeni evli çift John ve Jenny, çocuk yapmadan önce köpek almaya karar verirler. Efsanevi müzisyen Bob Marley'nin ismini alan küçük yavru köpekleri hemen büyümüştür. Ancak Marley eğitimine cevap vermemektedir ve sahiplerinin emirlerini hiçbir zaman uygulamaz. Gün geçtikçe Marley evi mahvetmeye başlar. Bir ailenin iyi bir ders aldığı sevimli ama bir o kadar da hınzır köpeğin komik ve keyifli hikayesi...
Oyuncular: Jennifer Aniston, Owen Wilson, Eric Dane, Kathleen Turner

YUMURTALI EKMEK...

-Anne bana ekmekli yumurta yapsana...

*Ekmekler dilimlenir,çırpılmış yumurtaya batırılır,teflonda bir miktar yağ ile pişirilir:))

Afiyet olsun.Ekmekli yumurta seven miniklere:))
(Pardon yumurtalı ekmek diyecektim:)))

13 Temmuz 2009 Pazartesi

BUZ DEVRİ...

Sonunda izledik Buz devri 3 filmini...

Diğerlerine göre daha komikti.Seslendirmeler müthişti...
Tavsiye edilir:))

AYNA ÇALIŞMASI...

Aynaya baktım ve değişmeye istekliyim dedim.Ne hissettiğime dikkat ettim.Değişmeye açık değildim.Neden diye sordum?Derine indim.İnancımın nereden geldiğini sorguladım.Basamağı henüz aşamadım:((

12 Temmuz 2009 Pazar




Hafta sonum güzel geçti.
Arkadaşıma kahvaltıya gittim...
Bugün annelik görevi eşimdeydi...
Çok çok özelsin canım...
Sımsıcak dostluğun,samimiyetin,muhabbetin...
Her şey çok güzeldi...teşekkürler...
Minik misafirinize de bayıldım...
İyi ki varsın... Seni seviyorum...

11 Temmuz 2009 Cumartesi

Bazen köprüleri neşeyle ve kolaylıkla geçiyorum...
İçimde direnç gösteren kalıpları eziyorum...
Genelde affediyorum...
Bugün harika bir gün...
Böyle olmasını ben seçiyorum...

TAŞLARLA BOYAMA...

Anıl boyama yaparken 3 Yaşında...:))


10 Temmuz 2009 Cuma

''Dünya, sonsuzluğun içinde küçük bir parantezdir...''(Sir Thomas Browne)
Güzel bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle.Sevgiler:))

PEYNİR DİALOGLARIMIZ:))

Günaydınlar...
Peynir sevmeyen oğlum,
ve gizli saklı peyniri rendelemekten bıkmış olan ben:((dialoglarımız...
_ Bak bu peynir adam...Çok severmiş peyniri
* Anne,ben sevmiyom:(
_ Peynir yediği için çok zekiymiş,güçlüymüş...
* İstemem hayır,yemiycem...
_Oğlum ,bak bu adamın kardeşleri de çok çok severmiş boyları uzunmuş.
Hadi birazcık...
*Iğğğğğğğğğ...İğrenç tadı:((
_Yok valla pes yediremedim:(((
Gizli saklıya devam o zaman:))yaşasın kötülük:)ha ha ha...:))

Yorumsuz:))

09 Temmuz 2009 Perşembe

Sabah kahvesine gitmiştik komşuma...
Kedi miyavlaması gibi bir ses geldi içeriden...
İçeride kedi var zannetmiştik anılla...
Yanına gittik sonra küçük,minicik,turuncu gagasıyla şirin bir kuş...
Şaşkın bıraktı bizi...
Bayıldık bayıldık çıtı pıtı,işveli,cilveli çok tatlı...
Çok sevdik seni hint bülbülü...

Alışveriş günüydü.Bu cicileri aldım...:))

08 Temmuz 2009 Çarşamba

Biberler yıkandı,oyuldu...Güneşte kurumakta...

Bir anda daha da çok sevmiştim seni...

Kalbim yerinden fırladı sanki...

Ilık bir meltem esintisiydi belki...

Ötesi yoktu...

Sadece sevgi vardı...


Buz Devri3 gidilecekler listemizde...
Oyuncağımızı aldık şimdiden...

07 Temmuz 2009 Salı

Mutluluğumuzu planlayalım bugün...
Keyif aldığımız şeylerin listesini yapalım...
Plana uyalım...
Gerçekçi olalım...
Hayata bakış açımızı daha bir pozitif yapalım bugün.Ne dersiniz???

''Ancak,tamamen teslim olup kabullendiğinizde,hayatta ilerleyebilirsiniz..''
(İnsanın sekiz yeteneği kitabından alıntı...)

İlginç ağaç...Dikkatli bakın!!!:))

06 Temmuz 2009 Pazartesi

Sevgili Monishimin ince ve duyarlı hatırlatması sayesinde ben de bu postu yayınlamadan edemedim.Siz de destek verin.
Bloğunuz'da yayınlayın bu postu:))Şimdiden çok teşekkür ederim:))

ŞEVKAT...

Şevkat,sevgimizin değişik ifadesi... Dünya içindeki kıymetli olanlardan birtanesi...
Gönüllerimizden şevkati çıkarmayalım,
Yüreğimizde pekiştirelim...
Bol şevkatli haftalar olsun:))Sevgiler:))

SÜNGER BOB...


Sırf sen özledin,seviyorsun diye

Haftaya güzel ve mutlu başlaman adına...

Hafta Sonu...








Mekan aynı...Kuzenler buluştu...

03 Temmuz 2009 Cuma

Bazen duygularımızı deli dolu dışa vurmak,coşmak iyi gelir...
Coşkulu hafta sonları olsun...:)Sevgiler:))

Bir güreş sonrası resmi bu...
Güreşe doymayan anıl ve zavallı ben:((







Şaşırdık,güldük,eğlendik...

02 Temmuz 2009 Perşembe

Ruhumda beni yaralayan çoğu şeyi unutmak istedim bugün...
En sevdiğim müziği dinledim...
Rengarenk giyindim bugün...
Türlü türlü takılar takıştırıp,
Çarşı,pazar gezdim bugün...
Giderken yanıma almadım aklımı,sırf unutayım diye...
Eve geldim mutfağa girip,soteledim etleri...
Güzel ve özel masa hazırlayıp,mumları yaktım...
Yıldızlı geceye bakıp,olumsuzlukları attım bugün...

ZEYTİNYAĞLI KAŞARLI PUAÇA...

2 yumurta akını,1 su bardağı zeytinyağını,1 su bardağı yoğurdu,1 tatlı kaşığı tuzu,kabartma tozunu ve aldığı kadar unu yoğuruyorum.Şekil verip,içine kaşar rendesi koyuyorum.Üzerine yumurta sarısı sürüp,180 derecede 20 dk.pişiriyorum.Afiyet olsun.
Deneyin derim.Zeytinyağı acayip lezzet katıyor:))

01 Temmuz 2009 Çarşamba

Bahçemizdeki minik büyümüş.Kucağıma aldım baktım maviş gözlerine,çok tatlıydı...
Anıloşa vermek istedim.Korktu,alamadı:(
Kucağımdayken dokundu ve sıcaklığını hissetti...
Anne, çok tatlı deyip durdu:))

Minik çiçekler örüldü.İnciler yapıştırıldı.
Şapkaya konduruldu...

30 Haziran 2009 Salı

''İnandığınız gibi yaşamazsanız yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız.''
(HZ.ÖMER(R.A.))

Terapi Sonrası...

Terapi sonrası çıkanlar bunlar...Nurum;Sünger boblu yüzük sana ait canım:))
Aşk meleği,melekli kolye senin canım.En kısa zamanda adresine gönderilecek:))

29 Haziran 2009 Pazartesi

HAFTA SONU...












Hafta sonu çeşmedeydik.Deniz suyu ısınmıştı bu hafta sonu.Denizden hiç çıkmadık.Bronzlaştım iyicene.Yeni insanlarla tanıştık.Güzeldi,keyifliydi.Hatta anılı kardeşim sanmışlar.Çok sevindim.Yaş 32 olunca küçük görünmek hoşuma gitti.Anıl paşası arkadaşıyla beraber arıyı öldürmeye kalkınca arının elinden kurtulamadı.Yüzünde küçük bir iğne izi kaldı.
Artık sezon açılmış.Alaçatı,çarşı fulldü.
Her zaman evimi özleyen ben ilk kez gelmek istemedim.

26 Haziran 2009 Cuma

Bugün güya terapi yapıcaktım olmadı.Anıl,çim adam diye tutturunca,bir de çim adam bulamayınca iş başa düştü.Mecburen çim tohumu aramaya koyulduk.5.baharatçıda bulduk tohumları.Toprakla karıştırdık.İnce çoraba sardık.Ortaya böyle bir şey çıktı.Nasıl ama:))))Değişik bir terapi oldu buda:))
Hepinizi çok çok öptüm:))

Bana müsade terapiye ihtiyaç var.Yeni malzemeler almışken,ilham perileri gelmişken yapamazsam olmaz değil mi?:))
Hepinizi kocaman öptüm.Güzel bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle:))

DÜNYA YASTA:((

Amerikalı ünlü pop yıldızı Michael Jackson,
geçirdiği kalp krizi sonucu dün Los Angeles'ta hayata gözlerini yumdu.
İyi bir pop yıldızıydı.Üzüldüm:((

25 Haziran 2009 Perşembe

BUGÜN REGAİP KANDİLİ...

Bugün Regaip Kandili;Menfaatlerden uzak duralım,birbirimizle iyi geçinelim.Kendimizi değerlendirelim bugün.Hatalarımızı telafi edelim.
Yaşlılarımızı,anne babalarımızı daha çok hatırlayalım.
Hepinizin kandilini kutlarım.
Bu gecenin bize daha çok güzellik,huzur getirmesini dilerim.Sevgiler:))

PATATES SALATASI...

Patatesleri haşladım.İçine soğan,dere otu,maydanoz,tuz,karabiber,
biraz yağ ve limon koydum.Siz de deneyin:))

SEX AND THE CITY...

Sonunda izleyebildim.Diziyken hiç seyretmemiştim bu filmi.Benim gibi romantik,komedi sevenler için güzel bir film olmuş.Sarah jessica parker çok güzel izlenmeli.Kıyafetler ve özellikle ayakkabılar muhteşemdi.Tavsiye ederim.İzleyin:))

24 Haziran 2009 Çarşamba

MİNİK PRENSİME...

Minik prensim:)) artık kendinden eminsin... Dikkatli ve kararlı,
Nazik bir dostsun...
Bağımsız ve inatçısın...
İsteklerine karşı gelindiğinde,öfkeli ve hırçınsın...
Sevgi dolu,komik,eğlencelisin:))
Minik prensim seni çok,pek çok seviyorum:))


- Anıl,rastgele...:))

ENERJİ KANALLARI...

Her insanın içinde, dışarıdaki fiziksel dünyayı yorumlayan bir sinir ağı ve duyusal organlar mevcuttur. Aynı zamanda, içimizde, fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal varlığımızı gözeten üç kanal (nadi) ve yedi enerji merkezinin (çakra) yeraldığı gizli bir beden bulunmaktadır.
Yedi çakranın herbirinin birçok ruhani niteliği vardır. Bu nitelikler, içimizde hiç zarar görmemiş olarak yeralırlar, ve kendilerini çoğunlukla ortaya çıkarmamalarına rağmen asla yok edilemezler. Kundalini uyandığı zaman, bu nitelikler kendiliğinden ortaya çıkmaya ve yaşamımız içinde kendilerini ifade etmeye başlarlar.

Eğer düzenli bir meditasyon yaparsanız,ve inanırsanız.Hayat daha basit hale gelir.Daha da mutlu olursunuz:))))Deneyin:)))

23 Haziran 2009 Salı

YİNE YANGIN:(

Foça'da dün sabah saatlerindeki yangın rüzgar nedeniyle büyüdü ve malesef 160 hektar alan zarar gördü.Ancak akşam saatlerinde kontrol altına alındı.
Çok üzgünüm.Yazık günah onca alan, onca emek:(
Verimsiz çorak topraklarımız olmasın.İnsanlar yaralanmasın,ölmesin:(
Ne olur daha dikkatli olalım!!!

Masajla Mucizevî Tedaviler...

Maranki çiftinin yazdığı bu kitabı yeni aldım.
Kitapta ele alınan konular şöyle özetlenebilir;İnsandaki Enerji Merkezleri: Kozmozda 7 kat sema olduğu gibi vücudumuzda da 7 önemli enerji merkezi ve yedi hayati salgı bezi vardır. Hastalıkların oluş nedenleri, vücudun enerjisindeki tükenme ya da genel dengesizliktir. Bu nedenle enerji merkezleri ve akışkanlığı bilinmelidir. Kitapta şemalarla enerji noktaları gösteriliyor.·Enerji Merkezlerine Masajla Mucizevî Tedaviler: Ağrı noktalarını iyi keşfedip doğru yöntemle ağrılara masaj yoluyla müdahale edilebilir. Masaj esnasında noktaların yerini tam bulmak önemlidir. Maksimum etki bu şekilde sağlanır. ·Pratik Uygulamalar: Şekillerle desteklenen pratik masaj yöntemleri ile hastalıkların önüne geçip, vücut enerjinizi bedene eşit olarak dağıtabilirsiniz. Böylelikle pozitif yönlerinizi ön plana çıkarıp daha mutlu ve başarılı olabilirsiniz.


İlham perileri benleydi...

22 Haziran 2009 Pazartesi

''Hiç kimse duymak istemeyen biri kadar sağır olamaz.''(W.SHAKSPEARE)

Hafta sonundan kareler...












Havalar sıcak çok sıcak... Merkürün geri hareketi son buldu nihayet...
Tenimde güneşi hissetmek hoşuma gidiyor...
Yaz güneşi tenimi değiştirmeye başladı.
Meyveler göz doldurmakta...
Akşamları tatlı bir esinti,cır cır böcekleri...
Bu mevsimi seviyorum...

21 Haziran 2009 Pazar

''Sen güçlü bir çınar gibisin .Arkamı ne zaman sana yaslasam sanırım ki dünyayı bile fethedebilirim.. Çünkü bana hep güç verirsin.''
Babalar günün kutlu olsun...
Tüm babaların babalar gününü kutlarım...

20 Haziran 2009 Cumartesi

Size bahsettiğim hamile olan arkadaşım bendeydi.Karnı büyümüş,hamilelik yaramış çok güzelleşmiş.Okşadım sevdim bebişi:) içim bir hoş oldu:))
Cinsiyeti bu ay belli olucak.İlki kızdı.Bakalım ben erkek hissediyorum ama....görüceğiz:))Allah hayırlı ve sağlıklı bir bebek nasip etsin inşallah:))
Muhabbet gecenin ilerleyen saatlerine dek sürdü.

19 Haziran 2009 Cuma

Kabullenmek zordur...bazen yenilmek,bazen savaşın son durumudur...
İrade,güç gerektirir...
Kabullenmeli hafta sonları dilerim...

Apartmanımızın cipsisi...Anılla beraber sevdik,sevdik.Çok tatlı:))

RÜZGAR GÜLÜ YAPTIM:))








1- Peçeteyi açın ve her köşeyi ortaya doğru kapatın. Daha küçük bir kare oluşacak.
2- Aynı karenin köşelerini yine ortaya doğru kapatın.
Bu kez daha da küçük bir kare oluşacak.
3- Kareyi dikkatlice ters çevirin. Yine köşelerini ortaya doğru kapatın.
Kare iyice küçülmüş olacak.
4- Şimdi tam köşelerin altına gelen yerdeki kapakları yukarı doğru çekin. Bunlar yaprak gibi yukarı kalkıyor. Düz kenarların altındaki kapakları acınca resimdeki minik üçgenler ortaya çıkıyor.

18 Haziran 2009 Perşembe

Minik çilekçik ördüm...

ZEYTİNYAĞLI YAPRAK SARMASI...


Bu sefer böyle denedim.Taze yapraktan yaptım...Tarif burdan;Lezize...

Oooooooooo piti piti hangini sürmeli...
Yaz geldi renklenmek gerek...

17 Haziran 2009 Çarşamba

Bugün işe başlıyamadım.Kreş saatleriyle ilgili sorun çıktı.
Dolayısıyla teklifi geri çevirdim...
Oğluşumla gezdik bugün.Bostanlı pazarına,karşıyaka'ya gittik.Çok yorulduk.Kendime elbise,etek ve body aldım.Anıla'da tişört ve şort aldım.Bol bol kahve içmekte,sıcaktan balkonda serinlemekteyiz.Hepinizi çok çok öptüm:))

''Dua etmek,aşık olmak gibidir.Asla vazgeçemediğimiz sonsuz bir eylemdir.Bu iki deneyim,her şeyin en yücesidir.''(Yogi Bhajan)

16 Haziran 2009 Salı

Yeni başlangıçlar zordur her zaman...Yeni bir başlangıcın eşiğindeyim...
Güzel bir iş teklifi aldım.Yarın başlıyorum kısmetse...
Anılı işyerine yakın kreşe yazdırdım...
İnandım,hissettim...

MİAMİ'DEN MEKTUBUM VAR...

Sevgili Moonishim'den bu güzel hediyeler.
Çikolata kılıfına bayıldım.Ellerine sağlık.Dikişte usta oldun...
Çikolatada nefis lezzetliydi.Çayları henüz açmadım.Renklerini seyretmekteyim:))
Çok teşekkür ederim canım,zahmet etmişsin.

İKİ EŞEK

Köylünün biri sahip olduğu iki eşekten birisine tuz, diğerine de sünger yükleyip pazarın yolunu tutmuş. Tuz yüklü eşek yükünün ağırlığı ile zor yürüyor, nerede ise yere düşecekmiş gibi oluyordu. Oysa sünger yüklü eşek rahatmış. Üzerinde efendisi olduğu halde zorluk çekmeden yürüyebiliyormuş. Dağlar tepeler aşıp sonunda bir nehre varmışlar. Tuz yüklü eşek yorgun olmasına rağmen nehiri kolayca geçmiş. Çünkü suya girince üzerindeki tuzlar eriyip yok olmuş. Karşıya geçtiğinde ise keyfine diyecek yokmuş. Bunu gören sünger yüklü eşek de girmiş suya. Ama oda ne? Sırtındaki süngerler suyu çektikçe eşeğin yükü ağırlaşıyormuş. Eşek giderek batmaya başlayınca üzerindeki efendisi “İmdaaaaaattt” diye bağırmaya başlamış. O sırada yoldan geçen birisinin yardımıyla eşekte, efendisi de zor kurtulmuşlar. Yolculuğun geri kalan bölümünde ise tuz yüklü eşek rahat rahat yürürken sünger yüklü eşek sıkıntı çekmiş.

Dün saçlarımı kestirdim.Önlerin uzunluğuna bakmayın.Arkalar kısa...:))Nasıl olmuş?

15 Haziran 2009 Pazartesi

''Duygular konuklar gibidir.Onlara çok iyi ve nazikçe davranmak ve sizinle uyuşamıyorlarsa evden göndermek gerekir.''(Yogi Bhajan)


PRATİK BÖREK...


Acil misafirler için pratik,teflon tencere yaptığım böğreği paylaşmak istedim...
Teflon tencereye bir miktar yağı koyup,ısıttım.Böldüğüm yufkayı koydum.Üzerine yumurtayla,sıvıyağ karışımını sürüp loru ekledim.Üzerine tekrar yufka,karışım...böyle 4 kat yaptım.Kısık ateşte kızarana kadar pişirdim.Kızarınca diğer tarafını çevirip,pişirdim.Afiyet olsun.

13 Haziran 2009 Cumartesi

NİCE YILLARA...

Bugün benim için iki özel insanın doğumgünü;
Varlığınla huzur verdiğin için...
Beni koruyup kolladığın için,
Karşılıksız sevip,kokladığın için,
Gönül gözünle aydınlattığın için,
Kelimelerle ifade edilemeyecek kalbin için,her şey için çok teşekkür ederim.
Seni çok seviyorum canım ablam.Nice yıllara.Her şey gönlünce olsun:))
.....................................................
Asilliğin ve mütavaziliğinle göz kamaştırdığın için...
Blog dünyasına sayende adım attığım için...
Şekerlerinle evimizin neşesi olduğun için...
Kalbinin yüceliğini hissettirdiğin için çok teşekkürler...
İyi ki varsın Nilüferimcim,
Seni çok seviyorum...
Nice yıllara...Dilediğince...

12 Haziran 2009 Cuma




Bir öğleden sonra gezisi...

BUGÜN...

Bugün canlı olmaya karar verdim...

Öfkeyi,stresi azaltmaya çalıştım...Adrenalin bezleriyle savaştım bugün...

Kararlıydım kurtulmaya...Tüm zehirli duyguları bedenimden attım.

Umutsuzluğa ve karamsarlığa meydan okudum...

Sonuç mu???bedensel,zihinsel,ruhsal olarak iyileştim.

Kalbim rahat ve canlı...

Arınmalı,iyileşmeli hafta sonları olsun:))Hayırlı cumalar...

Kurt ve Çoban Köpeği...

Dağlardaki koyun sürülerinden birine aç bir kurt dadanmış. Çoban ne yapsa ne etse bu kurtla başa çıkamayacağını anlayınca sonunda çareyi bir çoban köpeği edinmekte bulmuş. Çoban köpeği gerçekten de kurda karşı yaman direniyormuş. Ama koyunların sayısı çok olduğundan kurt, bir o yandan bir bu yandan sürüye yaklaşıyor ve çoban köpeğinin bütün dikkatine rağmen sürüden koyun çalmayı beceriyormuş. Köpeğin canına tak etmiş kurdun oyunları. Uyuyamaz, dinlenemez olmuş. Sahibine karşı yüzünü kara çıkarmak da istemiyormuş.Sonunda köpek dayanamamış ve kurdu ininde bir gün ziyaret etmiş:“Kurt kardeş” demiş. “Tamam, seni anlıyorum, senin de karnın acıkıyor ve sana yiyecek veren bir sahibin de olmadığından bir yerden yiyecek bir şeyler bulmak zorundasın. Ama sana bu yakışır mı? Kocaman kurtsun, kendinden küçüklerle uğraşıyorsun. Onları tuzağa düşürüyor, yakaladığını çalıp götürüyorsun. Oysa senin gibi böyle güçlü kuvvetli bir hayvan hep kendi gibi büyüklerle boy ölçüşmeli! Aslanla, kaplanla savaşmalı! Masum koyunları ve körpe kuzuları değil, yaban öküzlerini, zebraları avlamalı” demiş.Kurttan ”Benim sevgili arkadaşım” diye başlayan bir karşılık gelmiş ve devam etmiş kurt; “biz senle uzaktan kuzen sayılırız. Ama dünyalarımız farklı. Sen kendinden güçlü birinin hizmetine girmiş ve bütün dünyayı onun gözünden görür olmuşsun. Ben ise bağımsız yaşarım. Hayatımı sürdürmek için önüme çıkan bütün fırsatları değerlendiririm. Avımı yakalarken de ayırım yapmam. Hangisi kolaysa onu avlarım. Ancak böyle yaşayabilirim. Benim dostum düşmanım bellidir. Koyunlar, benim can düşmanları olduğumu iyi bilirler. Ama senin sahibin ne yapıyor? Onların dostu gibi görünüyor. Onları koruyor, hatta sen gibi akılsız kuzenlerimi de yanında çalıştırıyor. Ama ne için, sana sorarım? O koyunları canı istediğinde kesip yiyebilmek için! Ya da yemeleri için başkalarına satmak için! Gördün mü ya! Şimdi hangimiz daha dürüstüz? Ben aç kalınca, saklamadan gizlemeden gider bir tane yakalarım. Senin sahibin ise binlerce koyunu kesip yer. O nedenle ben haklıyım. Bilinen düşman, dost görünen gizli düşmandan daha hayırlıdır!”Çoban köpeğinin aklı karışmış bu sözleri duyunca. Gerçekten de kurt kendi açısından haklıymış...

11 Haziran 2009 Perşembe

MİMLENDİM:))

Yetenekli arkadaşım(Tasarımda Bugün) beni mimlemiş.Yanıtlamaya çalıştım;
1-Kullandığınız parfümün markası nedir?
Davidoff coll water
2-Kullandığınız kremin markası nedir?
Clınıque anti-blemish solutions
3-Şuan okuduğunuz kitabın adı nedir?
Hala bitemeyen kraliçenin soytarısı
4-En son aldığınız 3 ürün adı nedir?
Anıla bisiklet ve terlik
Gümüş yüzük,
Ayakkabı
5-En çok sevdiğiniz 3 dizi film nedir?
Aşk-ı memnu,Canım ailem,Yol arkadaşım
Ben de eğer kabul ederlerse;
Smilenamı,Aşk meleğini mimliyorum:))

Örgüye devam...
Akşamları boş durmayıp örüyorum.
Bu da en son ördüğüm kelebek...

MENEMEN...

Kolay ve hızlı yapılan bir yemektir menemen...Deneyin.Süper!:))
Malzemeler :6 Adet Domates,3 orta boy soğan,2 diş sarımsak,
3 Sivribiber,bir miktar sıvıyağı,3Adet Yumurta,Tuz, Karabiber
Yapılışı:6 büyük domatesin kabuklarını soyup küçük küpler halinde doğrayın. sivri biberlerin çekirdeklerini çıkarıp ince halkalar halinde kesin.Soğanı da ince ince kıyın.Kızgın yağda biber ve soğanı kavurun. Domatesleri ilave edip 15 dakika kadar pişirdikten sonra, yumurtayı teker teker bu karışıma ilave edin. Krema hali alıncaya kadar hızla kanştırın. Tuz ve karabiber ekleyip 7-8 dakika daha pişirin. Maydanozla süsleyip servis yapın.(Ben nane kullandım.)Afiyet olsun:))

10 Haziran 2009 Çarşamba

KÜÇÜK KERTENKELE...

Bir varmış bir yokmuş. Küçük bir kertenkele varmış. Bir gün bu küçük kertenkele ormanda dolaşıyormuş. Yerde parlayan bir cam parçası bulmuş. Bir de bakmış ki, ne görsün? Kırık bir ayna parçası değimliymiş bu?Kertenkele ayna da kendini uzun uzun seyretmiş. Dilini çıkarmış, gözlerini açıp kapamış, burnunu oynatmış… Kendini pek beğenmiş. Korkunç bir yüzü, canavara benzeyen bir kafası, keskin dişleri ve uzun bir kuyruğu varmış.“ Ben çok korkuncum! Bütün hayvanlar benden korkar,” diye düşünerek sevine sevine yürüyormuş ki, ne görsün! Karşıdan bir timsah gelmiyor mu?Kertenkele çok şaşırmış! Timsah tıpkı ona benziyormuş. Onun da korkunç bir yüzü, canavara benzeyen kafası, keskin dişleri ve uzun kuyruğu varmış. Ama timsah kertenkeleden çooooooook çok kocamanmış.“Belki ben de bir timsah yavrusuyum,” diye düşünmüş. “Büyüyünce de bir timsah olacağım.”Küçük kertenkele artık diğer kertenkeleleri beğenmez olmuş. Annesini babasını da beğenmiyormuş.” Ben timsahım!” diyormuş böbürlene böbürlene.Herkes ona “Hayır,sen küçük bir kertenkelesin. Büyüyünce de büyük bir kertenkele olacaksın”, diyormuş ama kertenkele, éHayır ben bir timsahım. Büyüyünce de kocaman bir timsah olacağım,” diyormuş.Küçük kertenkele kendisinin bir timsah olduğuna o kadar inanmış ki, artı hep timsahların yanında dolaşıyor, onların yaptıklarını yapmaya çalışıyor. Timsahlar yemek yerken oda yemek yiyor, oyun oynarken o da oyun oynuyormuş. Timsahlar uyuyunca oda uyuyormuş.Bir gün bakmış timsahlar suya giriyor. Öyle ya timsahlar suda tembel tembel dolaşmaya bayılırlar. Küçük kertenkele de timsahların arkasından suya atmış kendini, yüzmeye çalışmış. Ama kertenkele timsah değil ki yüzsün! Timsahlar güzel güzel yüzerken, o suya batmaya başlamış. Bir yandan da bağırıyormuş, “İmdat, İMDATTT!Kurtarın beni!Kurtarın boğuluyorum!.Oradan geçen bir balık, kertenkeleye seslenmiş.”Sen timsah değil misin? Bütün timsahlar yüzerler sende yüz!“Hayır, hayır!Ben timsah değilim!” diye bağarmış kertenkele. “Ben yalnızca küçük bir kertenkeleyim, yüzme bilmem.. Kurtarın beni!.”O zaman timsahlardan biri kuyruğunu uzatmış ve küçük kertenkeleyi alıp sahile çıkarmış.” “Bir daha sakın kendinden başkası olmayı isteme” demiş. “Ben de senin gibi bir ketenkele olmayı ve timsahların giremeyeceği küçüçük deliklere bile girebilmeyi isteyebilirim, ama kertenkele olabilir miyim?Küçük kertenkele çok utanmış. Hemen evine, ailesinin yanına dönmüş. O günden sonra he yalnızca iyi bir kertenkele olmayı istemiş.

POSTAM GELDİ...:))

Bursa'dan canım arkadaşım smilenamın hediyeleri geldi.
Tatilden döner dönmez benim için çok güzel bir süpriz oldu.
Hepsine bayıldım.Pembelere büründüm.Çok teşekkür ederim.Çok incesin:))

BEN GELDİM:))






















Hafta sonu çeşmedeydik.Kayınpederim orada yaşıyor.Onu ziyarete gitmiştik.Bir yandan tatil yaptık.Anıl biraz daha kalmak isteyince onu kıramadık.Bir kaç gün daha kaldık.Deniz biraz soğuktu.Sezonu açtık yine de.Ben en çok güneşlendim.Aşkım ve Anıl soğuk olmasına rağmen denizden çıkmadılar.Alaçatı,çarşı,sahil,yakamoz derken nasıl geçti anlayamadım.Bu arada hint kınasından elime geçici dövme yaptırdım.Anıla'da aslan dövmesi yaptırdık.Bu arada sizleri çok özlediğimi farkettim.İyi ki varsınız:))


08 Haziran 2009 Pazartesi

Şu an çeşmedeyim.Gelince yazıcam arkadaşlar.Her şey yolunda miskinleşiyoruz...
Hepinize güzel bir hafta dilerim:))

05 Haziran 2009 Cuma

Bol muhabbetli hafta sonları dilerim.Aşkla,sevgiyle,sağlıkla,huzurla...

ETKİNLİK ZAMANI...




Çıkardık guaj boyaları,fırçaları...
Sürdük elimize...
Bastık bembeyaz tişörte...(Ortadaki el benim:)))
Öneririm.Siz de yapın.

KABAK MÜCVERİ...

Malzemeler:
2 kabak
2 dal dereotu
1-2 dal taze soğan
3 çorba kaşığı un (30 gr)
1 yumurta akı
1 tatlı kaşığı rendelenmiş kaşarpeyniri ya da beyazpeynir
Kızartmak için sıvıyağ
Tuz, karabiber
Hazırlanışı:* Kabakları temizleyip iri iri rendeleyip fazla suyunu sıkın. Yumurta akını ayrı bir kapta kar halinde çırpın. Dereotunu ve taze soğanları yıkayıp kıyın.* Unu bir kaba alıp kaşarpeyniri, tuz ve karabiberle harmanlayın. Dereotu, taze soğan ve kabağı ekleyip karıştırın. Yumurta akını azar azar ilave ederek yedirin. Düzgün bir karışım elde edinceye kadar karıştırın.* Kızartmak için sıvıyağı tavada kızdırıp kabaklı karışımdan kaşık kaşık alarak ilave edin. İki tarafı da kızarınca kâğıt havlu üzerine alıp fazla yağını çektirin. Sıcak olarak servis yapın.

04 Haziran 2009 Perşembe

Ataç başlığı ördüm:))

KAKTÜSÜM:))

Kaktüsüm çiçek açtı.Rengine hayran oldum:))

ÇOBAN YILDIZI...

Yüzme bilmeden daha deniz görmeden
hiç güneşte yanmadan
şimdi ölmek istemem
bir kalbi sarmadan
aşkı tatmadan daha onla sarhoş olmadan
hiç sevişmeden daha şimdi ölmek istemem daha hiç gülmeden
çoban yıldızı sen benle kal çoban yıldızı hep benle ka lzamanın varsa
ben hiç kimsem olmadan,
tepeden tırnağa ona hiç sarılmadan şimdi ölmek istemem kalbine dokunmadan
hadi al götür beni hala benimmişler gibi evime yurduma
taze meyve tatlarıyağmurlarında
çoban yıldızısen benle kal ...
çoban yıldızı
zamanım varsa,biraz daha...
.......................................................................
Harika sözler,Teomanın şarkısı...Paylaşmak istedim:))

03 Haziran 2009 Çarşamba

Ormanlar kralı boyandı...

Evlilik yıldönümümüz...

Kimi zaman kalpler kırıldı,kimi zaman tabak,çanak...
Yüreklerimiz kırılsa da...
Birbirimize kin tutmadık...
Sevgimin en büyük gücüydü güven...
Sinirlendiğimde,çok sevindiğimde,üzüldüğümde
küçük notlar sakladım gizli bölmelere...
Okuda ruh halimi anla diye...
Küsmedim sana...
Çünkü;sen en çok güvendiğim,sevdiğim dostumdun...
Bugün evlilik yıldönümümüz...
9 sene geçmiş dile kolay.Aslında daha da öncesi var tanışmamızın...
Evlilik zor bir oyun aslında...
Bu oyunu zevkle oynuyorum seninle...
Daha nice senelere bitanem:)Seni çok seviyorum:))

02 Haziran 2009 Salı

''Güzel yüz aynaya aşıktır!...''(Mevlana)

HAZİRAN AYI...

Mevsimlerden yaz,havalar mis...
Günler uzun.Güneş yakıyor...Yollarda karıncalar koşuşturuyor...
Allı yeşilli, sarılı turunculu sebze ve meyveleri pazar tezgahlarında...
Ay ikizler burcunda...
Çiftçi kuru otları biçiyor...
Şezlonglar,şemsiyeler hazırda...
Çiçekler susuz kalmış:(Sulanmayı beklemekte:))
Kirazlar sepete doldurulmayı bekliyor...
Rüzgar şarkı söylüyor...Güneş dalların arasından dans ediyor...
Hoşgeldin haziran ayı...


GÜLBEN ERGEN --GIDEN GÜNLERIM OLDU --2009(YEPYENI ALBÜMÜNDEN) - Watch the best video clips here

Güzel bir ikili olmuşlar.Ses renkleri çok uymuş.Çok beğendim:))

01 Haziran 2009 Pazartesi

BİR ÖNERİ...


Kullanmadığınız kot pantolonlardan plaj çantası dikin:))

Uzun zamandır marmelat yapmak istiyordum.Fena da olmadı.Deneyin derim...
MALZEMELER:1 kg şeker1 kg olgun çilek1 adet limonun suyu
HAZIRLANIŞI:Çilekleri bol suda iyice yıkayıp bir süre bekletin sonra saplarını çıkarın. Bir sıra çilek bir sıra şeker olacak şekilde bir kaba dizin ve böylece bir gün bekletin. Sonra ateşe oturtun ve şeker eriyip şurup kıvamına gelinceye dek kaynatın. Bir kevgir yardımıyla çilekleri şuruptan süzüp çıkarın. Kaptaki şerbeti kaynatarak koyu bir kıvama gelmelerini sağlayın. Koyulaşan şuruba çilekleri yenide atın ve birlikte pişirin. Pişen çilekleri ayrı bir kaba alın ve iyice ezip tekrar şerbetin içine atın. Buna limon suyunu ilave edip 2 dakika kaynatın ateşten alıp kuru cam kaplara boşaltın.

SEFERİHİSAR SIĞACIK...










SIĞACIK, İzmir'e 50 kilometre uzaklıkta sevimli,cana yakın eski bir balıkçı köyü.Ben ilk kez görüyorum bu şirin köyü.Pırıl pırıl denizi ve güneşi var.Sığacık kalesini gezdik.Kalenin geçmişi Selçuklular dönemine kadar uzanıyor. Şiddetli yer sarsıntılarıyla harap olunca önce Aydın oğulları daha sonra Osmanlılar tarafından tamir görmüş. Ege denizindeki önemli stratejik konumunun Kaptan-ı Derya Piri Reis tarafından fark edilmesiyle Kanuni Sultan Süleyman tarafından Palak Mustafa Paşaya Teos harabelerinden getirilen taşlar kullanılarak yaptırılmış. Şimdiki hali 1521-1522 yıllarından kalmaktaymış.Evlerin çoğu kerpiç ev.
Bu arada kavak yelleri dizisinin yeni bölümleri bu köyde çekiliyor.

29 Mayıs 2009 Cuma

Şirin ve mutlu bir hafta sonu olmasını dilerim...Sevgi ve sağlıkla!!!

İlişki kurma ve eşleştirme kartları;
sonuç çıkarma yeteneğinin gelişmesine katkıda bulunuyor.
Tavsiye edilir:))

28 Mayıs 2009 Perşembe

Hala koynumda uyumak istiyorsun birtanem...
Beni paylaşamıyorsun:(Aşırı çatışma,inatlaşman artıyor.
Sabır gösterip,orta yolu bulmaya çalışsamda,
Enerjimin tükendiğini hissediyorum bazen...
Öğrenmeye başladıkça azalıcak bu davranışlar seziyorum...
Aşırı ilgin ve kıskançlığını özleyeceğim belki de...


Timsah kardeş de aramıza dün katıldı...

Balkon sezonunu açtık sonunda...
Baloncukları uçurduk...
Kuşlara selam ettik...
Uçaklara bye bye dedik...
Yıldızların ışığıyla gözlerimiz kamaştı...
Ay dedeye de iyi geceler dedik...
Gecenin ilerleyen saatleri paşa uykudayken...
Kokulu mumları yakıp,
Gecenin gizemiyle büyülendik...

El&ayak bakım günüydü...

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Anılarımdan vazgeçemem,dolaptaki reçel kavanozum gibi...
Büyük bir hazine,nadide bir çiçek...
Her biri özel...
Ruhumu tamamlıyor...

En son ördüğüm kitap ayracı...


Çılgın berber&Çılgın anıl:)

26 Mayıs 2009 Salı

Bahçemizin yeni sevimli kedileri.Yeni doğdular.
Kedileri çok sevmememe rağmen bu iki miniğe bayıldım:))