Hava ılık ve huzurlu,kuşlar mutlu mu mutlu...Anıl ve ben de:))))))))))
31 Ekim 2008 Cuma
SEVGİ DERSİ...
30 Ekim 2008 Perşembe
ATLAR...
29 Ekim 2008 Çarşamba
RENKLER...
Kırmızı: Psikolojik olarak uyanık ve tetikte olmayı teşvik eder. Fizyolojik olarak kan basıncını artırır ve adrenalin salgılar.
Turuncu: Psikolojik olarak neşeyi teşvik eder. Fizyolojik olarak sindirim sistemi ve me tebolizmaya destek olur.
Sarı: Psikolojik olarak olumluluk ve canlılık özellikleri vardır. Fizyolojik olarak sinirsel bozukluklara iyi gelir.
Yeşil: Uyumlu ve dengeleyici psikolojik özelliklere sahiptir. Fizyolojik olarak kalp ve göğüs sorunlarını hafifletir.
Turkuaz: Canlandırıcı ve serinletici psikolojik özellikleri bulunmaktadır. Fizyolojik olarak ağrı kesici özelliği vardır.
Mavi: İnsan psikolojisi üzerinde barışçıl ve sakinleştici etki gösterir. Fiziksel olarak kan basıncını düşürür, boğaz sorunlarını çözer.
Mor: İç bilinci teşvik eder. Fizyolojik olarak uykusuzluğa iyi gelir.
28 Ekim 2008 Salı
MÜJDE BLOGGER AÇILDI...
Geçtiğimiz cuma günü erişime kapatılan Blogger'ın, yasağı bugün öğle saatlerinde kaldırıldı. Google Türkiye'den aldığımız bilgiye göre, geçtiğimiz Cuma günü Türkiye'den erişime kapatılan www.blogger.com, 4 günlük yasaklama macerasından sonra tekrar özgürlüğüne kavuştu. Blogger, Lig TV'den yapılan şikayet üzerine erişime kapatılmıştı. Mutluyum:))
ANILIN MESLEK SEÇİMİ...
Anne,ben uçakları çok seviyom...Kim kullanıyo uçağı???
Pilot kullanıyor oğlum...
Ben de ben de pilot olcam...Anıl, ilk kez meslek seçimini yaptı.Aslında mesleğin gerektirdiği bazı özellikler şimdiden var.Neden olmasın?Mekaniğe karşı ilgi duyuyor.Uyarıcıları çabuk algılayıp hemen tepki verebiliyor.El ve gözü eşgüdümle kullanabiliyor,Yüksekten korkmuyor...Zamanla görücez bakalım:)))Kimbilir belki beni bulutların içinde dans ettirir:))
23 Ekim 2008 Perşembe
FINDIKLI KURABİYE...
YAPILIŞI:Bütün malzemeleri bir kaba koyalalım.(un hariç)hepsini güzelce yoğuralım,sonra yavaş yavaş un ilave edip yedirelim.Hamurumuz elimize yapışmayacak şekle gelene kadar un ilave edelim.
Ceviz büyüklüğünde parçalar yapıp önce yumurta akına sonrada kırılmış fındığa batıralım. fırın tepsimizin altını unlayalım ve kurabiyelerimizi aralıklı bir şekilde dizelim.Kabardıklarında birbirine yapışmamaları için aralıklı yerleştirelim.170 derece fırında üzerleri hafif pembeleşinceye kadar pişirelim...Afiyet olsun:))
PAPATYA ÇAYI...
Papatya çayı yararları;*Sakinleştirici etkisi vardır,uykusuzluğa iyi gelir. Sinir sistemin rahatlatmak, bitkinliği gidermek için papatya banyolarından oldukça iyi sonuç alınabilmektedir.
*Terleticidir,yüksek ateşi düşürücü,boğaz ve bademcik gibi bir çok iltihaplanmalarda, dezenfektan ve iltihap kurutucu olarak kullanılabilir. Kaynatılıp bolca içilir.
*Küçük çocukların her türlü rahatsızlıklarında papatya çayı içirilebilir.
*Özellikle kramplarda ve karın ağrılarında kaynatılıp içilir. Ağrılı bölgelere kurutulmuş papatya ile doldurulmuş sıcak yastıklar koyulmalıdır.
* Bağırsak gazlarının giderilmesinde ve iltihabında kaynatılır ve bolca içirilmelidir.
*İshal,deri döküntüleri,mide rahatsızlıklarını iyileştirmeye yardımcı olur.
*Kadınların adet düzensizliklerinde,adet görememelerinde kaynatılıp içilirse adetin düzelmesine yardımcı olur.
22 Ekim 2008 Çarşamba
BİR ÖNERİ...
ANILIN BİTMEYEN SORULARI???
EŞEK ZEKASI...
21 Ekim 2008 Salı
20 Ekim 2008 Pazartesi
ULUSLARARASI ARKADAŞLIK ÖDÜLÜ...

Sevgili craft woman(http://craftwoman.blogspot.com/) vermiş bu ödülü bana:))Teşekkürler...
Benim bu ödülü verdiklerim ise;
http://decaflatte.typepad.com/withhazelnut/
http://gelinlikevi-gelinlikevi.blogspot.com/
http://www.cocuklacocuk.com/
http://mutfaktazen.blogspot.com/
http://cemuyurken.blogspot.com/
http://kelebekgibi.blogspot.com/
17 Ekim 2008 Cuma
ÇOCUKÇA...
GÜZELLİK....
PULSUZ DİLEKÇE...
Bütün duygu ve düşüncelerimi dile getirebilseydim, size şunları söylemek isterdim: Sürekli bir büyüme ve değişme içindeyim. Sizin çocuğunuz olsam da sizden ayrı bir kişilik geliştiriyorum. Beni tanımaya ve anlamaya çalışın. Deneme ile öğrenirim. Bana ayak uydurmakta güçlük çekebilirsiniz. Oyunda, arkadaşlıkta ve uğraşlarımda özgürlük tanıyın. Beni her yerde, her zaman koruyup kollamayın. Davranışlarımın sonuçlarını kendim görürsem daha iyi öğrenirim. Bırakın kendi işimi kendim göreyim. Büyüdüğümü başka nasıl anlarım? Büyümeyi çok istiyorsam da ara sıra yaşımdan küçük davranmaktan kendimi alamıyorum. Bunu önemsemeyin. Ama siz beni şımartmayın. Hep çocuk kalmak isterim sonra. Her istediğimi elde edemeyeceğimi biliyorum. Ancak siz verdikçe almadan edemiyorum. Bana yerli yersiz söz de vermeyin. Sözünüzü tutamayınca sizlere güvenim azalıyor. Bana kesin ve kararlı davranmaktan çekinmeyin. Yoldan saptığımı görünce beni sınırlayın. Koyduğunuz kurallar ve yasakların hepsini beğendiğimi söyleyemem. Ancak, hiç kısıtlanmayınca ne yapacağımı şaşırıyorum. Tutarsız davrandığınızı görünce hem bocalıyor, hem de bundan yararlanmadan edemiyorum. Öğütlerinizden çok davranışlarınızdan etkilendiğimi unutmayın.Beni eğitirken ara sıra yanlışlar yapabilirsiniz.Bunları çabuk unuturum.Ancak birbirinize saygı ve sevginizin azaldığını görmek beni yaralar ve sürekli tedirgin eder. Çok konuşup çok bağırmayın. Yüksek sesle söylenenleri pek duymam. Yumuşak ve kesin sözler bende daha iyi iz bırakır. "Ben senin yaşında iken..." diye başlayan söylevleri hep kulak ardına atarım. Küçük yanılgılarımı büyük suçmuş gibi başıma kakmayın. Bana yanılma payı bırakın. Beni, korkutup sindirerek, suçluluk duygusu aşılayarak uslandırmaya çalışmayın.Yaramazlıklarım için beni kötü çocukmuşum gibi yargılamayın. Yanlış davranışım üzerinde durup düzeltin. Ceza vermeden önce beni dinleyin. Suçumu aşmadığı sürece cezama katlanabilirim. Beni dinleyin. Öğrenmeye en yatkın olduğum anlar, soru sorduğum anlardır. Açıklamalarınız kısa ve özlü olsun. Beni yeteneklerimin üstünde işlere zorlamayın. Ama başarabileceğim işleri yapmamı bekleyin. Bana güvendiğinizi belli edin. Beni destekleyin; hiç değilse çabamı övün. Beni başkalarıyla karşılaştırmayın; umutsuzluğa kapılırım.Benden yaşımın üstünde olgunluk beklemeyin.Bütün kuralları birden öğretmeye kalkmayın; bana sure tanıyın. Yüzde yüz dürüst davranmadığımı görünce ürkmeyin.Beni köşeye sıkıştırmayın; yalana sığınmak zorunda kalırım. Sizi çok bunaltsam bile soğukkanlılığınızı yitirmeyin. Kızgınlığınızı haklı görebilirim, ama beni aşağılamayın. Hele başkalarının yanında onurumu kırmayın.Unutmayın ki ben de sizi yabancıların önünde güç durumlara düşürebilirim.Bana haksızlık ettiğinizi anlayınca açıklamaktan çekinmeyin.Özür dileyişiniz size olan sevgimi azaltmaz;tersine, beni size daha çok yaklaştırır.Aslında ben sizleri olduğunuzdan daha iyi görüyorum. Bana kendinizi yanılmaz ve erişilmez göstermeye çabalamayın. Yanıldığınızı görünce üzüntüm büyük olur. Biliyorum, ara sıra sizi üzüyor, belki de düş kırıklığına uğratıyorum. Bana verdikleriniz yanında benden istediklerinizin çok olmadığını da biliyorum. Yukarıda sıraladığım istekler size çok geldiyse bir çoğundan vazgeçebilirim; yeter ki beni ben olarak seveceğinize olan inancım sarsılmasın. Benden "Örnek çocuk" olmamı istemezseniz, ben de sizden kusursuz ana-baba olmanızı beklemem. Sevecen ve anlayışlı olmanız bana yeter. Sizin çocuğunuz olarak doğmak elimde değildi. Ama seçme hakkım olsaydı, sizden başka kimsenin çocuğu olmak istemezdim. Sevgiler, Çocuğunuz
Kaynak: ATALAY YÖRÜKOĞLU
16 Ekim 2008 Perşembe
ANILA HAYATTAN NOTLAR...
15 Ekim 2008 Çarşamba
SÜPRİZ BALIKLAR...
MERKÜR DÜZELİYOR...
IŞIK TERAPİSİ...
Lightcabin ile ışıkterapisi, tüm bedenin ruhsal zihinsel fiziksel olarak yenilenmesini sağlar.Evren bir ışık denizidir... Işığın dünyada bizimle buluşması ise ışığın prizmatik olarak kırılması ile oluşan renklerle sağlanır.Her renk bize başka bir dalgaboyunun frekansını taşır.Bedenimizde ise her hücre, varolan manyetik alanla enerji ve ışık üretir. Bu oluşan ışık birimi vücut için gerekli bilgiyi, etkileşimi tüm bedene taşır.Ancak yaşamdaki dış ve iç negatif etkiler, hücre içindeki enerjitik ışık dalga boylarını bozar. Hastalıklar, depresyon, uykusuzluk, stres doğal olarak hayatımıza girer.Her renk farklı bir dalga boyu yayar. Kişinin ihtiyacı olan rengin belirlenmesiyle her bir hücre düzeyinde renk enerji dalgaları, lightcabin vasıtasıyla 20 dakika boyunca bedene yüklenir. İlk seanstan itibaren bedenin bozulmuş enerjisi tekrar dengelenir. Sakinlik huzur hali ile bedende yenilenme süreci başlar. Kanser, ms, astım,kalp ve damar, migren,obezite, egzama vb deri hastalıkları ya da oluşmaya hazırlanan sorunların hızla kaybolmasına ve iyileşmesine yardımcı olur.
Bedende birikmiş toksinler atılır.